Sosyal Medyada Siber Zorbalık Gençlerde Depresyona Neden Oluyor

Kurbanlar sessizce acı çekerek ebeveynlerinin problemi fark etmesini ve onlara yardımcı olmasını zorlaştırıyor.

Online fenomen üzerine yürütülen çok sayıda araştırmayı analiz eden bir çalışmaya göre, sosyal medyadaki siber zorbalık gençlerde depresyona neden olabiliyor.

Gençlerin internet üzerinde mağdur edilmesi, özellikle de çeşitli sosyal ağlarda zorbalığa maruz kalan bir dizi gencin intihar haberlerinin basında geniş yer bulmasının ardından büyük ilgi gördü. Örneğin, 2013’te bir dizi intiharın kullanıcıların birbirlerine isimsiz olarak sorular sorabildiği Ask.fm isimli sosyal ağla ilişkili olduğu ortaya çıkmıştı. Söz konusu web sitesi üzerinden istismara maruz kalan gençlerin ölümleri Ask.fm’i (şirket 2014’te Ask.com tarafından satın alınmıştı) yeni güvenlik önlemleri almaya itmişti. Aynı şekilde Twitter da Nisan ayında kötü amaçlı tvitleri ve zorba kullanıcıları filtreleme planlarını açıkladı.

siber zorbalık

Alberta Üniversitesi’ndeki pediyatri bölümünden araştırmacı Michele Hamm sosyal medya kullanımının gençler arasında muazzam olduğunu ancak sosyal medya sitelerinde siber zorbalığın sağlık üzerindeki etkisinin büyük ölçüde bilinmediğini belirtiyor. Ergenlik döneminde düzenli ve yüz yüze zorbalığa maruz kalmak yetişkinlikte depresyon riskini iki katına çıkarıyor ve araştırmalara göre, zorbalığın etkileri çocuk istismarı kadar ya da daha kötü olabiliyor.

Bunaltıcı bir etki

Hamm ve meslektaşları yeni bir değerlendirmede siber zorbalık ve sosyal medya üzerine yürütülen bir bizi araştırmanın üzerinden geçmiş ve 12 ile 18 yaşları arasındaki gençlerde siber zorbalığın sağlık üzerindeki etkisiyle ilgilenen 36 araştırma tespit etmişler. Söz konusu araştırmalar farklı sağlık etkilerini incelemiş ve bazen siber zorbalığı farklı şekillerde tanımlamış olsa da bulgulardan biri öne çıkmış. Hamm, Live Science’a “Siber zorbalığa maruz kalmak ve depresyona yakalanma olasılığının artması arasında istikrarlı bir ilişki bulunuyor’ diye konuştu.

Araştırmalar çeşitli sosyal siteleri kapsıyor ancak en yaygın olanı Facebook – sosyal medya kullanan gençlerin yüzde 89 ile yüzde 97,5’i bir Facebook hesabına sahipmiş. 36 araştırmanın 17’si siber zorbalığın ne kadar yaygın olduğunu araştırmış ve uzmanlar ortalama olarak gençlerin yüzde 23’ünün hedef alındığını hesaplamış. Katılımcıların yaklaşık yüzde 15’i ise internet üzerinden birilerine zorbalık yaptıklarını raporlamış.

İki araştırma sözde ‘zorbalık kurbanlarının’ yaygınlığını, yani hem başkalarına zorbalık yapan hem de zorbalığa uğrayan gençleri incelemiş. Çevrimdışı zorbalık üzerine yürütülen araştırmalar bu çocukların zihinsel sağlık sorunları bakımından en yüksek riski taşıdığını ortaya koyuyor. Araştırmalardan bir tanesi gençlerin yüzde 5,4’ünün zorbalık kurban olduğunu ortaya koyarken, bir başkası ise zorbalığın yaygınlığını yüzde 11,2 olarak hesaplamış.

Güvenli Sosyal Medya


Haberlerdeki büyük gündem yaratan siber zorbalıkla ilişkili intihar vakalarına rağmen, Hamm ve meslektaşları inceledikleri çalışmalarda zorbalığa uğramak ve kendi kendine zarar verme arasında istikrarlı bir bağ bulamamış. Siber zorbalık ve endişe arasında da istikrarlı bir bağlantı tespit edememişler. Bazı çalışmalar böyle bir bağlantı olduğunu ortaya koymuş ancak diğerleri böyle bir bulgu elde edememiş.

Ancak Hamm söz konusu bulguların bu bağlantının mevcut olmadığı anlamına gelmediğini söyleyerek uyarıyor. İncelenen 36 araştırma çeşitli tanımlamalar var sağlık etkileri kullanmış ve siber zorbalık ve endişe veya kendi kendine zarar verme arasındaki bağlantıyı teyit etmek veya çürütmek için yeterli araştırma henüz yapılmamış.

Ancak araştırmacılar yakın zamanda JAMA Pediatrics dergisinde siber zorbalık ve depresyonun el ele gittiğini raporladı. 10 araştırma sosyal medya mağduriyeti ve depresyon arasındaki bağlantıyı masaya yatırmış ve bu araştırmaların tümü arada bir bağ olduğunu ortaya koymuş.

Bu araştırmalar tek başına zorbalığın depresyona neden olduğunu kanıtlayamıyor – bunalımdaki gençlerin daha sağlıklı akranları yerine zorbalığın hedefi haline gelmelerinin daha muhtemel olması mümkündür. Ancak Hamm’in söylediklerine göre araştırmalardan bir tanesi ergenleri uzun bir süre incelemiş ve siber zorbalığın gençlerin depresyonundan önce geldiğini ortaya koyarak arada rastlantısal bir ilişki olduğuna işaret etmiş. Ayrıca araştırmalar bir gencin ne kadar siber zorbalık deneyimlerse, depresyonunun belirtilerinin de o kadar şiddetli olacağını ortaya koymuş.

Endişe verici bir şekilde, gençler tipik olarak siber zorbalığa sessizce katlanıyorlar. Hamm “Gençler siber zorbalık vuku bulduğunda bunu başkalarına anlatmak konusunda gerçekten tereddüt ediyor” diye konuştu. “Ebeveynlerine söylemeleri halinde internet erişimlerini kaybedeceklerine dair yaygın bir korkuları varmış gibi görünüyor.”

Dolayısıyla, çocuklarının internette zorbalığa maruz kalmaların halinde ebeveynlerin dikkatli bir şekilde tepki vermesi ve gençlerin internet kullanımı iznini ortadan kaldırmak yerine onlara interneti güvenli bir biçimde kullanmayı öğretmeleri önemlidir.

Hamm “Ebeveynlerin bunun gerçek bir durum olduğun ve internet ile sosyal medyanın kaçınılmaz olduğunu kabul etmeleri gerekiyor” diye konuştu. “Bu çocuklarının hayatının önemli bir parçası. Ancak bütün bir takımın birlikte hareket etmesi gerekiyor.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *