Ebeveynler Çocuklar ve İnternet Hakkındaki Gerçeği Kabullenmek İstemiyor

Steve Stephen’in Robert Godwin Sr.’yi öldürdüğü korkunç video yüklendikten sonraki birkaç saat içinde 1.6 milyon kez izlendi. Peki bunun ne kadarı gençler tarafından izlendi? Bizim korkmamız gereken soru bu.

Üye olma yaşı 13 yaşında olmasına rağmen 2014’te yapılan bir çalışmayla 8 ila 12 yaşındaki çocukların 4’te 1’inin Facebook kullandığı tespit edildi. Avrupa’da yapılan bir çalışma ise 8 ve 16 yaşları arasındaki gençlerin kayıt olurken yaş sınırını umursamadıkları tespit edildi.

Tüketici Raporları 2011 yılının başlarında 7.5 milyon Facebook kullanıcısının olması gereken yaşın altında olduğu tespit edildi. Teknoloji editörü bu konuda, “Çocukları 10 ve daha küçük yaşlarındaki ebeveynlerin çoğunluğu, çocuklarının siteyi kullanmaları nedeniyle büyük oranda kaygısız görünüyorlar.”

Aslında, çocuklarının karşılaşacağı tehlikelere gelince, ebeveynler olabilecek her yanlış şeyden korkuyor. Anneler ve babalar, okuldan eve giderken (şansı son derece küçük) yabancılar tarafından kaçırılacağı veya eve 20 dakika yalnız bırakıldıklarında ev ateşe verebileceği ihtimalinden korkuyorlar (buna karşı korumak oldukça kolay) veya çocuk bahçesindeki bir tahterevalliden düşmelerinden (çocukluğun normal bir parçası).

Öte yandan, gerçek zamanlı olarak cinayet işleyen birini izlemek, çocukluğun normal bir parçası değildir. Gençler insanların işkence edilirken ki videolarını izliyor, tıpkı birkaç ay önce Chicago’dan Facebook’ta yayınlanan video gibi. Aynı şey “kafirler” i kesen cihad videoları için de geçerlidir.

Facebook’un bu tür içeriğin kalmasına izin vermemesi konusunda hepimiz şikayetçi olabiliriz. Ancak, özel sektör için teknoloji işinde çalışan bir arkadaşım ve hükümet bana hatırlatmaya bayılıyor ki, “Bilgi özgür olmak ister.”

Ebeveynlerin hala kafası şu konuda karışmış: Eğer çocuğum internetteyse her şeye açıktır. Çoğu ebeveyn her yıl milyonlarca dolar harcayıp internet koruması ve çocuk koruması satın alıyor.

Geçtiğimiz ay Oxford üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada “Evde kullanılan İnternet filtreleri ve çocukların korunması arasında bir bağ yoktur.” Başka bir söyleyişle eğer çocuğunuzun eline bir telefon bir tablet yada bir akıllı telefon alır ve zaman geçirmeleri için olanak verirseniz ebeveyn korunmasından kurtulmanın bir yolunu bulacaklardır.

Ebeveynler halâ “uygunsuz internet içerilerine” ne kadar ulaşılabilir olduğunu anlayamıyorlar. Ebeveynler günümüzde çocuklarını oturtup diğer çocukların Barbie bebekleriyle oynadıkları videolarını izletiyorlar- (günümüz çocuklarının tek yaptıkları diğer çocukların oyuncaklarla oynayışlarını izlemek hatta hediye paketlerini açılışlarını bile)- zaten sonrasını biliyorsunuz. YouTube Barbie bebeklerle “kuşkulu” şekilde oynayanları izleyebileceğimizi düşünüyor.

Sayısız ebeveyn bana çocuklarının bilgisayar oyunları sayesinde yabancı yetişkinlerle tanıştıklarını öğrendiklerinde şok olduklarını söylediler. Eğer çocuğunuzun Birinci Şahıs Nişancı oyunları oynamasına izin veriyorsanız bile çocuklarınızın diğer yabancı yetişkinlerle tanışmasını pek takdir etmezsiniz.

Bu sadece çocuklarımızın aşırı anlayışlı olmasıyla alakalı değil, bu aynı zamanda ebeveynlerin uygunluk standartlarının farklı olmasından kaynaklanıyor, bu yüzden sektör uzmanları her ailenin isteğine özel bir filtre oluşturmanın çok zor olduğunu söylüyorlar.

Bu algı çerçevesinde, tabi ki, teknoloji hiçbir şeyi değiştirmiyor. Ebeveynlerin çocuklarının neye maruz kalacağı hakkında farklı standartları var ve çoğunlukla çocukları dünyayı keşfederken onlar bir filtre gibi davranmak zorunda.

Salı günü Facebook’un geleceği hakkında konuşan Mark Zuckerberg insanların “arttırılmış gerçeklik” yaşamasını sağlayacak yeni bir teknoloji hakkında çalıştıklarını öne sürdü. Bu uygulama kişiler günlük fiziksel yaşamlarını yaşarken, telefon ekranında takip ettiğiniz kişilerin paylaştıklarını (Buzdolabı etiketleri, duvar resimleri ve ağaç kabuğundaki harfler vb.) kontrol edecek.

Bu yeni, dünyada hayatımızın hiçbir bölümü internet sayesinde dokunulmaz olmayacak, Zuckerberg ve Silikon Vadisin deki arkadaşları bu yeni olasılık konusunda oldukça heyecanlı, ama çocuklarımızı gerçekliğe döndürmeye çalışmalıyız, bazen küçük şeyler aslında çok büyüktürler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *